gece diş sıkma - İDEDENT
Çalışma Saatleri

HAFTA İÇİ : 10:00-22.00 CUMARTESİ : 10.00-17.00

İdeDent Klinik

Beyaz Gülüşler

Etiket: gece diş sıkma

Sigara İmplant Başarısını Etkiler mi?

İmplant tedavisi düşünen hastaların en sık sorduğu sorulardan biri şudur: sigara implant tedavisinin başarısını gerçekten etkiler mi? Kısa yanıt evet — ve bu etki, tahmin edilenden daha belirleyicidir. Ancak sigara kullanmak, implant yaptıramayacağınız anlamına gelmez. Bu yazıda sigaranın implant üzerindeki etkilerini, riskin hangi aşamalarda arttığını ve tedavi başarısını artırmak için neler yapılabileceğini bilimsel çerçevede ele alıyoruz. İçindekiler Sigara implant tedavisini nasıl etkiler? İmplant tedavisinin başarısı, titanyum vidanın çene kemiğiyle biyolojik olarak kaynaşmasına — yani osseointegrasyonsürecine — bağlıdır. Bu süreç, bölgeye ulaşan kan akımına, oksijen miktarına ve bağışıklık hücrelerinin çalışmasına doğrudan bağımlıdır. Sigara dumanı bu üç faktörü birden olumsuz etkiler. Nikotin damarları daraltarak dokuya giden kan akımını azaltır; karbon monoksit kanın oksijen taşıma kapasitesini düşürür; dumandaki diğer bileşenler ise yara iyileşmesinde görev alan hücrelerin işlevini bozar. Sonuç olarak sigara içen hastalarda iyileşme daha yavaş ilerler, enfeksiyon riski artar ve implantın kemiğe tutunma kalitesi düşebilir. Bu, tedavinin imkânsız olduğu anlamına gelmez; ancak planlamanın daha dikkatli yapılmasını ve hastanın sürece aktif katılımını gerektirir. Sigara implant başarısını hangi mekanizmalarla düşürür? Sigaranın implant üzerindeki olumsuz etkisi tek bir nedene bağlı değildir; birden fazla mekanizma birlikte çalışır. Kan Dolaşımının Azalması Nikotin, küçük kan damarlarında daralmaya (vazokonstriksiyon) yol açar. Cerrahi bölgeye ulaşan kan miktarı azaldığında; oksijen, besin maddeleri ve iyileşme için gerekli hücreler bölgeye yeterince taşınamaz. Bu etki, sigara içildikten sonra dakikalar içinde başlar ve saatlerce sürebilir. Oksijen Taşınmasının Bozulması Sigara dumanındaki karbon monoksit, hemoglobine oksijenden çok daha güçlü bağlanır. Böylece kan dolaşımdaki oksijenin bir bölümünü taşıyamaz hâle gelir. Kemik iyileşmesi yüksek oksijen ihtiyacı olan bir süreç olduğundan, bu durum osseointegrasyonu doğrudan zorlaştırır. Bağışıklık Yanıtının Zayıflaması Sigara, enfeksiyonla savaşan nötrofil ve makrofaj gibi hücrelerin işlevini baskılar. Ağız gibi bakteri yoğunluğu yüksek bir ortamda bu zayıflama, cerrahi sonrası enfeksiyon riskini belirgin şekilde artırır. Isı ve Kimyasal Tahriş Sigara dumanının sıcaklığı ve içerdiği kimyasallar, yeni iyileşmekte olan diş eti dokusunu doğrudan tahriş eder. Bu, dikiş bölgesinde iyileşme gecikmesine ve yara açılmasına neden olabilir. Kemik Yapım-Yıkım Dengesinin Bozulması Çalışmalar, sigaranın kemik yapıcı hücrelerin (osteoblast) aktivitesini azaltırken yıkıcı hücrelerin (osteoklast) etkisini artırdığına işaret etmektedir. Bu denge bozukluğu, implant çevresindeki kemik seviyesinin zamanla gerilemesine zemin hazırlar. Sigara implant başarı oranlarını ne kadar düşürür? İmplant tedavisi, sigara içmeyen sağlıklı bireylerde yüksek başarı oranlarına sahip, öngörülebilir bir tedavidir. Sigara kullanımı ise bu oranı düşürür. Literatürdeki derleme çalışmalarında, sigara içen hastalarda implant kayıp oranının içmeyenlere kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Risk, günlük sigara sayısı ve kullanım süresiyle birlikte artar. Değerlendirme Ölçütü Sigara İçmeyen Hasta Sigara İçen Hasta İyileşme hızı Beklenen sürede Genellikle daha yavaş Erken dönem implant kaybı Düşük Belirgin şekilde daha yüksek Cerrahi sonrası enfeksiyon riski Düşük Artmış Peri-implantitis görülme sıklığı Daha az Daha sık İmplant çevresi kemik kaybı Yavaş / sınırlı Daha hızlı ilerleyebilir Kemik grefti tutma başarısı Yüksek Düşebilir Bu tablo caydırıcı görünse de önemli bir ayrıntı var: riskler mutlak engel değil, yönetilebilir değişkenlerdir. Sigara bırakıldığında veya en azından kritik dönemlerde ara verildiğinde, bu oranlar içmeyen bireylerin seviyesine belirgin şekilde yaklaşabilir. Peri-implantitis ve sigara implant ilişkisi Peri-implantitis, implant çevresindeki diş eti ve kemik dokusunun iltihaplanarak kemik kaybına yol açtığı bir durumdur ve implant kaybının en sık nedenlerinden biridir. Doğal dişlerdeki diş eti hastalığının implant karşılığı olarak düşünülebilir. Sigara, peri-implantitis için en güçlü risk faktörlerinden biri kabul edilir. Bunun nedeni yalnızca bağışıklık baskılanması değildir; sigara aynı zamanda diş eti kanamasını maskeleyerek hastalığın erken belirtilerini gizler. Kanama görmeyen hasta sorunu fark etmez ve tanı gecikir. Bu nedenle sigara kullanan implant hastalarında kontrol aralıkları genellikle daha sık planlanır. Erken yakalanan peri-implantitis vakalarında tedavi şansı çok daha yüksektir. Sigara implant cerrahisinden ne kadar önce bırakılmalı? Sigarayı tamamen bırakmak en iyi seçenektir; ancak bu mümkün değilse bile belirli dönemlerde ara vermek anlamlı fark yaratır. Genel klinik yaklaşım şu şekildedir: Sigarayı bırakmakta zorlanıyorsanız bunu hekiminizden saklamayın. Tedavi planı, gerçek kullanım durumunuza göre şekillendirildiğinde çok daha isabetli olur. Bırakma sürecinde destek almak isterseniz, Türkiye’de ücretsiz hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden profesyonel yardıma ulaşabilirsiniz. Sigara implant sonrası ne zaman içilebilir? Bu, hastaların en çok merak ettiği sorulardan biridir. Kesin bir tarih vermek yerine, sürecin mantığını bilmek daha yararlıdır. Cerrahi sonrası ilk günlerde sigara içmek iki ayrı risk taşır: dumanın kimyasal ve termal tahrişi, bir de içerken oluşan emme hareketinin pıhtıyı yerinden oynatma ihtimali. Pıhtının kaybı, iyileşmeyi geciktirir ve ağrılı komplikasyonlara yol açabilir. Uygulamada hekimler genellikle en az 1-2 hafta tam ara verilmesini, sonrasında da osseointegrasyon tamamlanana dek mümkün olduğunca sınırlandırılmasını önerir. Kesin süre; uygulanan cerrahinin kapsamına, greft yapılıp yapılmadığına ve hastanın genel iyileşme durumuna göre hekim tarafından belirlenir. Kalıcı protez takıldıktan sonra da sigaranın etkisi bitmez. Uzun vadede peri-implantitis riski devam ettiğinden, implantın ömrü açısından sigara kullanımının azaltılması her dönemde faydalıdır. Elektronik sigara implant için daha mı güvenli? Yaygın bir yanılgı, alternatif ürünlerin implant açısından zararsız olduğudur. Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri nikotin içerir. Nikotin ise damar daralmasına yol açan temel bileşendir; dolayısıyla kan akımı üzerindeki olumsuz etki büyük ölçüde devam eder. Ayrıca bu ürünlerin ağız dokuları üzerindeki uzun vadeli etkileri hâlâ araştırılmaktadır. Nargile kullanımında maruz kalınan duman hacmi tek bir seansta çok yüksektir ve karbon monoksit düzeyi belirgin şekilde artar. İmplant iyileşmesi açısından güvenli bir alternatif olarak değerlendirilemez. Puro ve pipo genellikle dumanı içe çekmeden kullanılsa da, ağız mukozası ve diş etleri doğrudan dumana maruz kalır. Peri-implantitis riski açısından koruyucu bir avantaj sağlamaz. İdeDent’te sigara implant planlaması nasıl yapılır? Sancaktepe’de hizmet veren İdeDent kliniğinde sigara kullanımı, implant planlamasının başında açıkça değerlendirilen bir faktördür. Amaç hastayı yargılamak değil; riski doğru hesaplayarak tedaviyi buna göre kurgulamaktır. Kurucumuz Uzm. Dr. Yonca Naziker Baş, Diş Eti Hastalıkları ve Cerrahisi alanındaki uzmanlığıyla implant cerrahisi ve kemik grefti uygulamalarını gerçekleştirmekte; sigara kullanan hastalarda peri-implantitis açısından kritik olan diş eti sağlığını tedavinin her aşamasında takip etmektedir. Bu hastalarda planlama; cerrahi öncesi diş eti tedavisinin tamamlanması, implant sayısı ve konumunun yük dağılımı gözetilerek belirlenmesi ve kontrol aralıklarının sıklaştırılması gibi ek önlemleri içerebilir. İstanbul’da implant tedavisi arayan hastalar için İdeDent, riski şeffaf biçimde paylaşan ve kişiye özel planlama yapan bir yaklaşım benimser. Sigara implant ömrünü uzatmak için neler yapılabilir? Sigara kullanımından bağımsız olarak, aşağıdaki alışkanlıklar implantın uzun ömürlü olmasına katkı sağlar: Sigara implant hakkında sık sorulan sorular Sigara içen birine implant yapılır mı? Evet, sigara kullanımı tek başına kesin bir engel değildir. Ancak risk

Kırılan veya Yerinden Çıkan Dişte İlk 30 Dakika

Kırılan diş veya darbe sonucu yerinden tamamen çıkan bir diş, diş hekimliğindeki sayılı gerçek acil durumlardan biridir. Düşme, spor kazası, trafik kazası ya da sert bir cisme çarpma sonrasında yaşanan bu durumda ilk 30 dakikada yapılanlar, dişin kurtarılıp kurtarılamayacağını doğrudan etkileyebilir. Bu yazıda kırılan diş ve yerinden çıkan diş durumlarında adım adım ne yapmanız gerektiğini, sık yapılan hataları ve kliniğe ulaşana kadar dişi nasıl koruyacağınızı anlatıyoruz. İçindekiler Kırılan Diş Neden Acil Bir Durumdur? Diş, kökünü çevreleyen ince bir bağ dokusu (periodontal ligament) aracılığıyla çene kemiğine bağlanır. Diş yerinden çıktığında bu bağ dokusundaki hücreler kök yüzeyinde canlı kalmaya devam eder — ancak yalnızca kısa bir süre. Bilimsel çalışmalar, yerinden çıkan bir dişin ilk 30 dakika içinde uygun koşullarda yerine yerleştirilmesi hâlinde tutunma şansının belirgin biçimde yüksek olduğunu göstermektedir. Süre uzadıkça, özellikle diş kuru ortamda beklediğinde bu hücreler canlılığını yitirir ve dişin uzun vadeli prognozu düşer. Kırılan diş vakalarında ise aciliyetin nedeni farklıdır: kırık, dişin sinir dokusuna (pulpa) ulaşmışsa hem şiddetli ağrı hem de enfeksiyon riski doğar. Erken müdahale, kanal tedavisi ihtiyacını azaltabilir veya dişin daha basit yöntemlerle onarılmasını mümkün kılabilir. Kırılan Diş Türleri Her travma aynı değildir. Kırılan diş vakaları genel olarak şu şekilde sınıflandırılır: Mine Kırığı (Yüzeysel Kırık) Yalnızca dişin en dış tabakası etkilenmiştir. Ağrı genellikle yoktur veya çok hafiftir. Çoğu vakada kompozit dolgu veya bonding ile kısa sürede onarılabilir. Mine-Dentin Kırığı Kırık, minenin altındaki dentin tabakasına ulaşmıştır. Soğuk-sıcak hassasiyeti belirgindir. Dentin, sinire açılan mikroskobik kanallar içerdiğinden bu tip kırıklar hızlıca kapatılmalıdır. Pulpaya Ulaşan Kırık Kırık yüzeyinde pembe-kırmızı bir nokta veya kanama görülür; bu, diş sinirinin açığa çıktığı anlamına gelir. Şiddetli ağrı olağandır ve acil müdahale gerekir. Bu vakalarda kanal tedavisi veya pulpa koruyucu işlemler gündeme gelir. Kök Kırığı Kırık, diş etinin altındaki kök bölgesindedir. Dışarıdan görülmez; genellikle dişte sallanma ve ısırınca ağrı ile fark edilir. Tanı için röntgen şarttır. Dişin Yerinden Çıkması (Avülsiyon) Dişin tamamen soketinden ayrılmasıdır. En acil durum budur ve ilk 30 dakika kuralı asıl burada geçerlidir. Dişin Yer Değiştirmesi (Lüksasyon) Diş çıkmamış ancak içeri gömülmüş, dışarı çıkmış veya yana kaymıştır. Hasta kendi kendine düzeltmeye çalışmamalı, doğrudan kliniğe başvurmalıdır. Yerinden Çıkan Dişte İlk 30 Dakika: Adım Adım Diş tamamen yerinden çıktıysa, sakin kalın ve şu adımları sırayla uygulayın: 1. Dişi kron kısmından tutun. Dişin görünen, beyaz kısmından (kronundan) tutun. Kök yüzeyine kesinlikle dokunmayın; kökteki canlı hücreler dişin tutunması için hayati önemdedir. 2. Kirliyse çok kısa süre yıkayın. Diş toprak veya kir içindeyse yalnızca birkaç saniye, hafif akan soğuk su veya serum fizyolojik altında durulayın. Ovmayın, fırçalamayın, sabun veya antiseptik kullanmayın. 3. Mümkünse yerine yerleştirin. Yetişkin bir hasta ve kalıcı bir dişse, dişi yavaşça soketine geri yerleştirmeyi deneyebilirsiniz. Doğru yönde oturduğundan emin olun ve temiz bir gazlı bez veya mendili ısırarak sabit tutun. Bu, en iyi sonucu veren yaklaşımdır. 4. Yerine koyamıyorsanız uygun sıvıda saklayın. Diş yerine oturmuyorsa veya hasta bilinci kapalı/küçük bir çocuksa, dişi asla kuru bırakmayın. Bir sonraki bölümdeki saklama ortamlarından birini kullanın. 5. Kanamayı kontrol edin. Temiz bir gazlı bezle boşluğa hafif baskı uygulayın. Şişliği azaltmak için yanağa dışarıdan soğuk kompres uygulanabilir. 6. Vakit kaybetmeden diş hekimine ulaşın. Hedef, ilk 30 dakika içinde kliniğe varmaktır. Yolda ararsanız klinik hazırlık yapabilir ve süreç hızlanır. Kırılan Diş ve Yerinden Çıkan Diş İçin Saklama Ortamları Dişin hangi sıvıda taşındığı, sonucu doğrudan etkiler: Saklama Ortamı Uygunluk Notlar Dişin kendi soketi (ağızda yerine konması) En iyi seçenek Mümkünse tercih edilmelidir Süt (soğuk, tam yağlı) Çok iyi Evde en kolay bulunan seçenektir Serum fizyolojik Çok iyi Eczaneden temin edilebilir Diş saklama solüsyonu (HBSS) En idealı Bazı ilk yardım setlerinde bulunur Hastanın tükürüğü (yanak içinde) Kabul edilebilir Yalnızca bilinci açık yetişkinlerde; yutma riski nedeniyle çocuklarda önerilmez Musluk suyu Uygun değil Kök hücrelerine zarar verir; yalnızca son çare Kuru ortam (mendil, cep) Kesinlikle uygun değil Hücreler kısa sürede canlılığını yitirir Kırılan bir diş parçasını da atmayın; parçayı aynı şekilde süt veya serum fizyolojik içinde kliniğe getirin. Uygun vakalarda kırık parça, dişe yeniden yapıştırılabilir. Kırılan Diş Durumunda Sık Yapılan Hatalar Aşağıdaki davranışlar dişin kurtarılma şansını azaltabilir: Çocuklarda Kırılan Diş ve Travma Çocuklarda diş travması oldukça sık görülür. Burada kritik ayrım şudur: süt dişi mi, kalıcı diş mi? Yerinden çıkan süt dişleri yerine yerleştirilmez. Bunun nedeni, geri takma işleminin altta gelişmekte olan kalıcı diş tomurcuğuna zarar verme riskidir. Bu durumda diş bir sıvıda saklanmalı ancak öncelik, çocuğun bir an önce muayene edilmesi olmalıdır. Kalıcı dişlerde ise yetişkinlerdeki protokol geçerlidir. Ayrıca çocuklarda çene ve dudak yaralanmaları travmaya sıklıkla eşlik ettiğinden, kliniğe başvurulduğunda yalnızca diş değil çevre dokular da değerlendirilir. Şu belirtilerde vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır: bilinç kaybı, kusma, şiddetli baş ağrısı, durdurulamayan kanama veya çene hareketlerinde belirgin kısıtlılık. İdeDent’te Kırılan Diş ve Diş Travması Tedavisi Sancaktepe’de hizmet veren İdeDent kliniğinde diş travması vakalarında öncelik, dişin mümkün olduğunca korunmasıdır. Muayene ve radyolojik değerlendirmenin ardından; dişin sabitlenmesi (splint), kırık parçanın yapıştırılması, kompozit onarım veya gerektiğinde kanal tedavisi gibi seçenekler vakanın durumuna göre planlanır. Kurucumuz Uzm. Dr. Yonca Naziker Baş, Diş Eti Hastalıkları ve Cerrahisi alanındaki uzmanlığıyla travma sonrası gelişebilen diş eti ve çevre doku sorunlarını da aynı süreçte değerlendirmektedir. Diş kurtarılamayacak durumdaysa, ileriye dönük implant planlaması için bölgenin korunmasına yönelik yaklaşımlar gündeme alınır. Estetik onarım aşamasında ise Diş Hekimi Melih Enes Düzgün’ün bonding ve estetik diş hekimliği alanındaki çalışmalarıyla, kırılan dişin doğal görünümüne yakın biçimde yeniden şekillendirilmesi hedeflenir. İstanbul’da acil diş tedavisi arayan hastalar için İdeDent, travma vakalarında hızlı değerlendirme ve kişiye özel tedavi planı sunmayı amaçlar. Travma Sonrası Takip Neden Önemlidir? Diş yerine yerleştirildikten veya onarıldıktan sonra süreç bitmez. Travma geçiren dişlerde aylar sonra bile sinir dokusunun canlılığını yitirmesi, renk değişimi veya kök rezorpsiyonu gibi durumlar gelişebilir. Bu nedenle hekiminizin belirlediği kontrol takvimine uyulmalıdır. Genellikle ilk hafta, birinci ay, üçüncü ay ve altıncı ayda kontroller planlanır; bu muayenelerde dişin canlılığı test edilir ve röntgenle kök yapısı takip edilir. Ayrıca travma riski yüksek sporlarla ilgileniyorsanız, kişiye özel hazırlanan spor ağızlığı kullanımı koruyucu bir önlem olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde diş sıkma alışkanlığı olan hastalarda, mevcut restorasyonları korumak için gece plağı önerilebilir. Kırılan Diş Hakkında Sık Sorulan Sorular Kırılan diş kendi kendine iyileşir mi? Hayır. Diş dokusu, kemik gibi kendini yenileme yeteneğine sahip değildir. Küçük bir mine kırığı bile zamanla ilerleyebilir; bu nedenle her kırık hekim tarafından değerlendirilmelidir. Yerinden çıkan diş kaç saat içinde takılmalı? En ideal süre

Gece Diş Sıkma (Bruksizm) Nedir?

Bruksizm, yani gece diş sıkma ve diş gıcırdatma; dişlerin istemsiz olarak birbirine bastırılması veya sürtülmesiyle ortaya çıkan, toplumda oldukça yaygın bir rahatsızlıktır. Sabahları çene ağrısıyla uyanıyorsanız, nedeni belirsiz baş ağrıları yaşıyorsanız ya da dişlerinizde aşınma fark ediyorsanız, bunun arkasında bruksizm olabilir. Bu yazıda bruksizmin ne olduğunu, 9 önemli belirtisini, nedenlerini ve güncel tedavi yöntemlerini ayrıntılı olarak ele alıyoruz. Bruksizm Nedir? Bruksizm; dişlerin çiğneme dışındaki zamanlarda istemsiz olarak sıkılması, gıcırdatılması veya birbirine sürtülmesi durumudur. Kelime, Yunanca “brychein” (diş gıcırdatmak) sözcüğünden gelir. Normal koşullarda alt ve üst dişler yalnızca çiğneme ve yutkunma sırasında temas eder. Günün geri kalanında iki çene arasında 2-3 milimetrelik bir dinlenme boşluğu bulunur. Bruksizmde ise bu temas hem çok daha uzun sürer hem de normal çiğneme kuvvetinin kat kat üzerinde bir basınçla gerçekleşir. Araştırmalar, uyku sırasındaki diş sıkma kuvvetinin normal çiğneme kuvvetinin 3-10 katına ulaşabildiğini göstermektedir. Bu denli yüksek ve kontrolsüz bir yük; dişlerde, çene ekleminde ve çevre kaslarda zamanla ciddi yıpranmaya yol açar. Bruksizm Türleri Bruksizm, ortaya çıktığı zamana göre iki ana grupta incelenir: Uyku Bruksizmi (Gece Diş Sıkma) Gece uyku sırasında gerçekleşen türdür ve en sık görülen formdur. Uyku bruksizmi bir uykuyla ilişkili hareket bozukluğu olarak sınıflandırılır. Kişi çoğu zaman diş sıktığının farkında değildir; durumu genellikle eşi veya yakınları gıcırdatma sesinden fark eder. Sabah uyanıldığında hissedilen çene yorgunluğu en önemli ipucudur. Uyanıklık Bruksizmi (Gündüz Diş Sıkma) Gün içinde, özellikle stres, öfke veya yoğun konsantrasyon anlarında dişlerin farkında olmadan sıkılmasıdır. Bilgisayar başında çalışırken, araba kullanırken veya spor yaparken sıkça görülür. Gıcırdatmadan çok sessiz sıkma şeklinde seyreder; bu nedenle fark edilmesi daha zordur. Bir kişide her iki tür bir arada da bulunabilir. Tedavi planlaması yapılırken hangi türün baskın olduğunun belirlenmesi önemlidir. Bruksizmin Nedenleri Bruksizmin tek bir nedeni yoktur; genellikle birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Başlıca nedenler şunlardır: Stres ve Kaygı En sık görülen tetikleyicidir. Gün içinde biriken gerginlik, uyku sırasında çene kaslarına yansır. Yoğun iş temposu, sınav dönemleri ve kaygı bozuklukları diş sıkma ataklarını belirgin şekilde artırabilir. Uyku Bozuklukları Uyku apnesi ve horlama ile bruksizm arasında bilimsel çalışmalarla gösterilmiş bir ilişki vardır. Uyku sırasında solunum yolunun daralması, çene kaslarının refleks olarak kasılmasını tetikleyebilir. Bu nedenle şiddetli vakalarda uyku kalitesinin de değerlendirilmesi gerekir. Kapanış Bozuklukları Alt ve üst dişlerin birbirine doğru şekilde oturmaması (maloklüzyon), çiğneme sisteminin dengesini bozarak kas aktivitesini artırabilir. Eksik dişler, yüksek kalmış dolgular veya uyumsuz kaplamalar da benzer etki yaratabilir. Yaşam Tarzı Etkenleri Aşırı kafein tüketimi, alkol ve sigara kullanımı bruksizm riskini yükseltir. Özellikle akşam saatlerinde tüketilen kafeinli içecekler, gece kas aktivitesini artırabilir. İlaçlar ve Sistemik Durumlar Bazı antidepresan grupları (özellikle SSRI’lar), diş sıkmayı yan etki olarak tetikleyebilir. Ayrıca Parkinson gibi bazı nörolojik hastalıklarda ve reflü hastalarında bruksizm daha sık görülür. Genetik Yatkınlık Ailesinde diş sıkma öyküsü olan bireylerde bruksizm görülme olasılığı daha yüksektir; çalışmalar kalıtsal bir bileşenin varlığına işaret etmektedir. Bruksizmin Belirtileri Bruksizm sessizce ilerleyen bir sorundur; birçok hasta durumu ancak belirtiler belirginleştiğinde fark eder. En sık görülen 9 belirti şunlardır: Bu belirtilerden bir veya birkaçı sizde varsa bir diş hekimine muayene olmanız önerilir. Erken tanı, kalıcı hasarların önüne geçmenin en etkili yoludur. Bruksizm Tedavi Edilmezse Ne Olur? Tedavi edilmeyen bruksizm, zamanla geri dönüşü zor sonuçlara yol açabilir: Bu tablo ürkütücü görünse de önemli bir iyi haber var: bruksizm, erken dönemde fark edildiğinde basit ve konforlu yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Bruksizm Tanısı Nasıl Konur? Bruksizm tanısı büyük ölçüde klinik muayeneyle konur. Diş hekimi şu değerlendirmeleri yapar: Şüpheli uyku apnesi varlığında hasta, uyku testi (polisomnografi) için ilgili uzmanlığa yönlendirilebilir. Bruksizm Tedavi Yöntemleri Bruksizm tedavisi kişiye özel planlanır; amaç hem dişleri ve eklemi korumak hem de altta yatan nedeni yönetmektir. Güncel tedavi seçenekleri şunlardır: Tedavi Yöntemi Nasıl Uygulanır? Kimler İçin Uygundur? Gece plağı (okluzal splint) Kişiye özel ölçüyle hazırlanan şeffaf plak gece takılır Uyku bruksizmi olan çoğu hasta için ilk tercih Botoks (masseter enjeksiyonu) Çiğneme kasına kontrollü enjeksiyonla kas aktivitesi azaltılır Şiddetli sıkma ve kas büyümesi olan hastalar Kapanış düzenlemesi Dolgu, kaplama veya ortodontik tedaviyle kapanış iyileştirilir Kapanış bozukluğuna bağlı vakalar Stres yönetimi Gevşeme egzersizleri, uyku hijyeni, gerekirse psikolojik destek Stres kaynaklı bruksizmde destekleyici tedavi Restoratif tedaviler Aşınan dişler dolgu, bonding veya kaplamayla onarılır Madde kaybı oluşmuş hastalar Fizik tedavi ve egzersiz Çene kaslarına yönelik germe ve gevşetme egzersizleri Kas ağrısı ön planda olan hastalar Gece Plağı Nasıl Çalışır? En yaygın tedavi seçeneği olan gece plağı, alt ve üst dişlerin doğrudan temasını engelleyerek sıkma kuvvetini plak üzerine alır. Böylece dişler aşınmadan korunur; çene kasları ve eklem üzerindeki yük azalır. Eczanelerde satılan hazır plaklar ağza tam oturmadığından hem konforsuzdur hem de kapanışı bozarak sorunu ağırlaştırabilir. Bu nedenle plaklar mutlaka diş hekimi tarafından kişiye özel ölçüyle hazırlanmalıdır. Plaklar düzenli kontrollerle takip edilir ve aşındıkça yenilenir. Bruksizmde Botoks Uygulaması Şiddetli vakalarda, çiğneme kasına (masseter) uygulanan botulinum toksini enjeksiyonu kasın kasılma gücünü kontrollü biçimde azaltır. Etki ortalama 4-6 ay sürer; çiğneme ve konuşma fonksiyonları etkilenmez. Kas büyümesine bağlı kare yüz görünümünde estetik iyileşme de sağlayabilir. Uygulama mutlaka bu konuda deneyimli bir hekim tarafından yapılmalıdır. Aşınmış Dişlerin Onarımı Bruksizm nedeniyle madde kaybına uğramış dişler; vakanın durumuna göre kompozit dolgu, estetik bonding veya zirkonyum/porselen kaplamalarla yeniden yapılandırılabilir. Onarım sonrasında restorasyonları korumak için gece plağı kullanımı şarttır; aksi hâlde yeni yapılan restorasyonlar da aynı kuvvetlere maruz kalır. İdeDent’te Bruksizm Tedavisi Sancaktepe’de hizmet veren İdeDent kliniğinde bruksizm şikâyetiyle başvuran hastalar, öncelikle kapsamlı bir muayeneden geçirilir; diş aşınmaları, çene eklemi ve diş eti sağlığı birlikte değerlendirilir. Kurucumuz Uzm. Dr. Yonca Naziker Baş’ın Diş Eti Hastalıkları ve Cerrahisi alanındaki uzmanlığı sayesinde, bruksizme sıklıkla eşlik eden diş eti çekilmesi gibi sorunlar da aynı çatı altında ele alınabilmektedir. Tedavi planı; kişiye özel gece plağı uygulamasından, aşınmış dişlerin bonding veya kaplamayla onarımına kadar hastanın ihtiyacına göre şekillendirilir. İstanbul’da diş sıkma tedavisi arayan hastalar için İdeDent, koruyucu ve onarıcı yaklaşımları bir arada sunmayı hedefler. Diş Sıkmayı Önleme Yolları Tedaviye ek olarak günlük yaşamda alınabilecek önlemler bruksizmi hafifletebilir: Çocuklarda Diş Gıcırdatma Diş gıcırdatma çocuklarda, özellikle süt dişlenme ve karışık dişlenme dönemlerinde oldukça sık görülür. Çoğu zaman çenenin gelişim sürecinin bir parçasıdır ve kalıcı dişler sürdükçe kendiliğinden azalır. Bununla birlikte; şiddetli aşınma, çene ağrısı şikâyeti veya uyku sorunları eşlik ediyorsa çocuk diş hekimi (pedodontist) değerlendirmesi önerilir. Çocuklarda bruksizm bazen adenoid büyümesi ve ağız

0 2167710433